Rize,  Türkiye

Rize’de Gezilecek ve Görülecek Yerler: Tüm Yolların Çaya Çıktığı Yer

Yine yeniden Rize yollarına düştüğüm sabah saatlerinde Karadeniz’in yağmurlu havasından eser olmadan Trabzon Havalimanı’na iniyor, ardından Rize’ye doğru yolculuğa çıkıyorum. Rize’de havaalanı olmadığı için önce Trabzon’a gitmemiz lazım. (Rize’ye gitmek için Havataş bulunuyor) Yanımda, yemek ve seyahat üzerine kalemi sağlam blogger arkadaşlarım var. Herkes heyecanlı, herkes uykulu, çay içmemiz lazım sonra da acilen gezmemiz.

trabzon-havalimanı

İşbu yazımı çay tiryakilerine ve çaysız geçen günlerime düşmanım diyenlere ithaf ediyorum. Eğer gerçek bir çay tiryakisiysen, tiryakisi değilim ama severim diyorsan ve de bana öyle bir rota olmalı ki, bütün duraklarında mola verip çay içebileyim istiyorsan işte sana hafta sonu planı: Uçağa atla, Rize’ye git, orada bütün yollar çaya çıkacaktır.

Zümrüd-ü Anka Restoran‘da Çay

Trabzon’dan Rize’ye giderken, yol üstünde bulunan Zümrüd-ü Anka restoran ilk çay durağım. Yoldan gelmişim, yorgunum, açım ve çaysızım. Karadeniz manzarasına karşı, sabah rüzgarını da yanıma alarak hafta sonu Rize gezisinin ilk güzel başlangıcını burada yapıyorum.

zümrüdüanka-rize

Zümrüd-ü Anka‘ya ikinci gelişim. Burası eskiden okul olan, sonra da restoran&otel olarak faaliyete geçen ahşap bir yer. Manzarası, muhlaması, kavurması ve çayı mükemmel. Özellikle kahvaltı için tercih edilen Zümrüdü Anka yazısının detayları için de link budur.

Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrikası‘nda Çay

http://www.caycek.com/turk-cayinin-varolus-hikayesi-caykur-ile-cay-yolculugu/

Mayıs ayında, çayın ilk hasadına, Çay Çek‘te yazmak için gittiğim Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrikası‘nı detaylıca anlatmıştım. Türk Çayının Varoluş Hikayesi: Çaykur İle Çay Yolculuğu yazı dizisinde buradan ve buradan Çaykur’un çay için ne kadar önemli bir kurum olduğunu ve çayın da Çaykur için ne kadar büyük bir nimet olduğunu okuyabilirsiniz.

Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrikası'ndayım ve İlk Defa Kivi Ağacı Görüyorum
İlk kez kivi ağacı görüyorum. Kendisiyle Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrikası’nda karşılaştım.

Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrikası‘nı gezmek istersen, mesai saatleri içerisinde fabrika herkese açık. Burada çayın toplanıp fabrikaya gelişinden başlayan tüm süreci, yani belki de şu an bu yazıyı okurken elinde tuttuğun o ince bellinin içindeki çayın seninle buluşmadan önceki tüm hikayesini öğrenebilirsin. Ve bu uzun hikayenin ardından, Çaykur‘un fabrika içerisinde bulunan çardağında en tazesinden bir çay içebilirsin.

caykur-cumhuriyet-çay-fabrikası

Atatürk Araştırma Enstitüsü’nde Çay

Rize Atatürk Çay Ve Bahçe Kültürleri Araştırma Merkezi, Türk çayının yenilikçi ve gelişime açık yönünü temsil ediyor. Burada çayın kalitesine, yetiştirilmesine, geliştirilmesine dair çalışmalar yapılırken aynı zamanda çay yetiştiren farklı ülkelerle de iş birliği kurularak çay bitkileri üzerinde araştırmalar yapılıyor.

atatürk-araştırma-merkezi

Rize gezisine ensitütüyü eklediğiniz takdirde, enstitü içerisinde bulunan çay bahçelerini gezebilir, çay toplama denemeleri yapabilir, özellikle diyabet hastaları için gelecekte önemli bir yer kaplayacak stevia bitkisini canlı canlı görüp tadına bakabilirsiniz. Enstitü içerisinde bulunan çay bahçesinde ise yine bir çay molası hakkınızdır.

Şahin Tepesi’nde Çay

Enstitüden yukarıya doğru çıkıldığında Şahin Tepesi‘ne ulaşılıyor. Burası bir diğer adı Dağmaran olan ve Rize’ye tepeden bakan bir seyir terası. Tepede çay içilebilecek tesisler var. Şahin Tepesi’nden Rize’ye bakarken ön tarafta Karadeniz, arka tarafta da Kaçkarlar’a doğru iki farklı seyir manzarası ile karşılaşılır.

Ön Taraf
Ön Taraf
Arka Taraf
Arka Taraf

Rize İskele Cafe‘de Çay

Rize’de sahil hattı boyunca yürüyüş yapılabilecek güzel bir sahil şeridi var. Sahil hattı boyunca mis gibi deniz havası solurken bir anda karşıma Rize’nin meşhur atmacalarından bir yavru çıktı. Henüz ufak olduğu için, kanatlanmadan önce bakıma muhtaçmış.

rize-atmaca

Yoluma devam ettiğimde, tam deniz kenarında, Karadeniz’e doğru cevabını bildiğim bir soruyu kendisine yönelterek ‘eyyy gidi Karadeniz sen mi büyüksün ben mi” dedim. Neticede kendisi büyük olacağından ben en iyisi ayaklarımı uzatıp bi çay içeyim. İskele Cafe bu konuda başarılı bir mekan. Locasında minderlere uzanır, Karadeniz’in dalgalarını dinlerim; sonra da muhtelemen Kazım’a kulak veririm.

rize-iskele-loca

Rize Çarşısı’ndaki Evvel Zaman‘da Çay

Rize’nin tarihi çarşısı, çok tarihi bir çarşı olmamakla birlikte, Rize’ye özgü hediyelik eşyaların ve yöresel gıdaların alınabileceği bir yer. Çarşı olarak güzel bir çarşı olduğunu söyleyemem. Tarihi olarak geçen çarşı sokağı, Antalya’nın Kaleiçi Mevkii’nde bulunan şemsiyeler örneğinin Karadeniz ayağı olmuş. Tarihi çarşı içerisinde yapılacak tek şey de zaten bu sokağın fotoğrafını çekmek.

Jpeg

Tarihi Rize Çarşısı karşısında bulunan dükkanlardan yöresel gıda alışverişimizi de yapmadan olmaz. Çünkü hepimiz hemen eve dönüp muhlama denemesi yapmalıyız. Bunun için bize muhlama peyniri lazım. Çarşı karşısındaki Güven Gıda‘ya giriyoruz ve ‘dostum bize oradan muhlama peyniri ver, biz muhlama yapacağız’ diyoruz. Başka bir peynir önerisi isteyen olursa, lor peynirinin daha tuzlusu olan süt minzi peynirini de önerdiler kahvaltılık için.

Jpeg

Tarihi Rize Çarşısı’ndan yukarıya, Ziraat Meydanı’na geldiğimde burada şahane bir çay evi görüldü. Kendisinin adı Evvel Zaman olur. Aynı zamanda bir müze olduğu için içeride sadece yemek yenip bir şeyler içilmez. Tarihi koleksiyonlarına da göz atmanız lazım gelir.

rize-evvel-zaman

Evvel Zaman eski ahşap bir bina içerisinde, güzel bir terasa sahip, çarşı içinde bulunması nedeniyle kolay ulaşımı olan bir mekan. Ve aynı zamanda Rize’nin çay durakları içerisinde en otantiği ve çayın yanında en pepeçura yenilesi mekanı.

evvelzaman
Doğu Karadeniz’de ve Yunanistan’da yapılan pepeçura. Yunancası Moustalevria’dır. Siyah üzüm şırası ve nişastadan yapılır

Lale Lokantası‘nda Çay

rize-lale-lokantası

Atom (kadayıflı Hamsiköy sütlacı), kuru fasulye ve kavurma. Biz buna eşittir Lale Lokantası diyoruz. Rize, Çayeli’nde, Hopa Sokak’ta bulunan Lale Lokantası, Türkiye’nin en iyi lokantaları arasında yer alıyor. Fotoğrafta görülen mahşerin üç atlısına bir de çay eklenince dörtlü tamamlanır, Rize’nin çay rotasının hakkı verilir.

Şenyuva Köprüsü’nde ve Zilkale’de Çay

Hedef Zilkale, doğruca yemyeşil yollardan gitmeye başlıyoruz. Zilkale’ye gelmeden önce Rize’nin birçok muhteşem köprüsü içerisindeki en güzel ve önemli köprülerinden biri olan Şenyuva Köprüsü’nde duruyoruz. Burası, 1697 yılında yapılan ve Fırtına Deresi üzerinde bulunan tarihi bir köprü.

şenyuva-köprüsü

Allah’ım Yarabbim, köprüde çayı nereden bulabilirim, ötesinde berisinde çay bahçesi mi var dersen, o da var; hemen köprünün ilerisinde Çinçiva Kahvesi bulunuyor.  Şimdilik oraya gidemesek de, Karadeniz’in ‘yağmurum kadar güneşim de pistir’ tarzına önlem olarak Didi var çantamızda.

didi

Yorulduk mu gençler, cevap hayırsa şimdi Zilkale’ye doğru devam edebiliriz. Zilkale Çamlıhemşin‘e bağlı, adeta İskoçya şatolarını andıran ve Zil Deresi’ne merdivenle inilen bir gözlem ve savunma kalesi. Demir korkuluklar ile hafiften restorasyon kurbanı olan Zilkale’de nerede çay içerim diyene de, kalenin hemen yanındaki çay bahçesi önerilir.

Zilkale girişleri ücretli olup, müzekart geçerli değil. Girişler 2.5 TL.

Ayder Yaylası’nda Çay

ayder-yaylası-rize

Geçtiğimiz sene Ayder Yaylasına gitmiş ve ‘Bu Yayla Hepimizin: Ayder Yaylası‘ başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıya bu başlığı atmamın nedeni de Ayder Yaylası‘nın bende yarattığı hayal kırıklığı olmuştu. Çünkü Allah’tan gelen bu kadar güzelliği bir kul olarak nasıl bozabiliriz bunu ölene dek anlayamayacaktım. Yine de, bize rağmen, güzelliğini korumaya direnen savaşçılardan biri olarak Ayder Yaylası’na -oteline, kömürüne rağmen- ‘çirkin, kötü’ diyemiyorum.

Ayder Yaylası’nı görün, insana karşı hala güzel oluşuna saygı için görün. Sonra da onun için bir çay için. Ayder Yaylası’ndaki çay durağı için öneri ise Haşimoğlu Oteli‘nin Ayder Sofrası ve terasıdır.

ayder-sofrası

Öğle yemeği için Ayder Sofrası’na gideceklere buranın yemeklerinin lezzetli olduğu konusunda teminat veririm. Muhlaması, saç tavası, balığı, lahana çorbası, fasulye kavurması ve mısır ekmeği sonrası tüm yeşillere selam ile Cem Karaca’yı yad ederek, güneşte içiyoruz çayımızı.

ayder-sofrası

Bana bir hafta sonunu bu kadar yeşil, bu kadar lezzetli, bu kadar demli ve bu kadar türkülü geçirten Çaykur çalışanlarına teşekkür ile. (Yazar burada organizasyon için Çay Çek‘e de selam eder…:)

Yolculuğu güzelleştiren yol arkadaşları Keşfettik, Gezmelerdeyim, Sincap Fırın, Keşfetsene, Gezenyer, Kuyruksuz Uçurtma ve Keşifperisi‘ne de sevgilerimle…

Gider ayak bir konaklama önerisi de verecek olursam, pencereleri Karadeniz’e açılan Dedeman der ve çayımı alır giderim.

rize-dedeman

 

3 Yorum

  • nisa

    merhabalar, yazınızı okudum fakat sanıyorum ufak bir hatanız var. şenyuva’da yani çinçiva köyü’nde hemen köprünün ilerisinde harika bir çay bahçesi var, adı da çinçiva kahvesi. tam derenin üstünde, köprüyü gören yerde bir çay içebilirdiniz oysa ki. rize’de sahiden bütün yollar çaya çıkmakta çünkü.

    • Gizem Torun

      Nisa Hanım merhaba, Çinçiva Kahvesi’ni biliyorum aslında. Instagram’dan da takip ediyorum, hatta Rize’deyken kendilerinden davet de aldım, ama ben onu daha ileride sanıyordum o yüzden yazıyı yazarken unutmuşum. Hemen ekledim:) Teşekkürler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir